20 Haziran 2015 Cumartesi

Zeytin bozu yerlerde

Geçen haftadan itibaren yollardaydık. Otelimiz, müzisyen bir aileye aitmiş. Nedense hemen anladık bunu
.
Otelin girişi sokaktan. Ön kapıdan girince tam karşıdaki açık arka kapıdan sahile çıkılıyordu.


 Bu, yaprağı defne yaprağını andıran çiçeği ilk kez gördüm. Tohumunun olgunlaşmasını beklemeye vaktim olamadı ne yazık ki:)










Akçay Deresi. Kirli mi kirli. Kurbağa sesini bir kez duydum. Oysa dere görünce kurbağa sesini de anında işitmeli insan.
Derenin denize çıkışı.

Mayko... Okur okumaz bir BOŞNAK LOKANTASI önünde olduğumuzu anladım. Bir Boşnak olan eşimden öğrendim; MAYKO, Boşnakça "Anne" demek. Anne yemekleri için birebir bir yerdi Mayko.
Mayko'nun sevimli masaları.
Caddenin karşısındaki dar sokağın girişinde, caddede, başımızın üstünde uçuşup duran kırmızı gerdanlı kırlangıçlar. Ya da Aksaray'ın Yeşilova'sında dendiği gibi, "Kayışkanat Kuşları".
Akşamı bu koltuklarda karşılamak çok keyifliydi.
Kahvemin bile keyfi yerindeydi. Gülümseyen yüz çıktı daha içmeden köpüğünde. Ki ne fal kapatırım ne de fala ilgim var. Galiba fal da bunu bildiğinden daha köpükte çıkıverdi.

Karabataklar, uzun uzun poz verdiler bana. Ben de her zamanki gibi yüzlerce fotoğraflarını çektim.
 Yine de Ankara'daki balıklar daha lezzetli. Buna Akçaylılar, Ayvalık'taki restorandakiler inanmadı. Ama biz Ankaralılar biliyoruz ki bu böyle.
On iki, belki de on beş tür ottan yapılan ve "Kumruların Ahı" adlı öykümde anlattığım "çıldır" ya da "çalkama" denilen ot yemeği. Dört yıl önce Akçay'da tattığımız gibi bu kez de tattık bu ot yemeğinden. İlle de yoğurtla yeniliyor. Mayko'nun yoğurdu da nefisti.

Nerde eskici, antikacı görsem girip göz atar, bakınırım. Alacağımdan değil tabii. Ama göz zevkim için. Bu taş tepsi çok hoştu. Lehimleri vardı; ama sanırım her göz ona dikkat etmeyecek!




Doğusu apayrı, batısı artık çok kalabalık ve betona dönüşse de hala güzel, kuzeyiyle güneyiyle güzel memleketimizin bu köşesindeki pozlarımız, elbette mutluluk pozlarıydı.


acemi.demirci@yahoo.com.tr
@AcemiDemirci
Paylaş :

Döndüğümde büyümüş gördüm Bozçe ve Bozca'yı

Biraz uzaktaydım, döndüğümde hayli palazlanmış buldum Bozçe ve Bozca'yı. Tüylenmişler.
Ben bıraktığımda böyle görünüyorlardı. Dönüşte tüyleri yetişkin tüylerine benzemiş. Kızıllaşmış. Bayağı bayağı ortaya çıkmışlar. Aferin onlara!
Bozca, artık tam bir küçük kızıl şahşn. Sürekli etrafı yetikliyor; yani göz gezdirip kolaçan ediyor.
Bu arada önce ötüşlerini duyuran keklikler de ortaya çıktı. Seke seke dolandılar. Hemen de kaçıp bir yerlere saklandılar.
Boz Kanat, yuva olarak öyle bir kaya seçmiş ki kaya bile sanki kuşbaşı görünümünde. Dahası kızıl şahin başı görünümünde...




acemi.demirci@yahoo.com.tr
@AcemiDemirci
Paylaş :

İzleyiciler

En çok Okunanlar

Arsiv

Follow by Email

Toplam da

Copyright © Acemidemirci