22 Ağustos 2015 Cumartesi

Bir kare, gerçek görüntünün ne kadarıdır?

Objektiften görünen, gözle görünenin seçilmiş halidir. Göz, ne var ne yoksa görüş alanında seçer,
görür. Objektif, gösterilmek istenilenleri görür tek. Bugün buna birkaç örnek vermek istedim. Dün,
bu paylaşımım için çektiğim resimlerle.



 İlk bakışta ne güzel bir burun görülüyor karede.
Çünkü kareye yalnızca o güzelliği yerleştirdim
Oysa... Oysa geniş bakınca etraftaki sayısız poet, sigara kutusu, sigara izmariti, her türlü içeceğe ait tenekesinden, plastiğinden, camından şişe, çocukken "Lik" dediğimiz gazoz kapakları, bisküvisinden cipsine içi yenilip atılmış paketler ve daha neler nelerle çöpe dönmüş bir doğa güzelliğindeki şifalı bitkilerin, sakız çalılarının, ardıç ağaçlarının dallarında,. Oralar yirmi beş sene önce kızıl tilkilerle doluyken şimdi çöple dolu. Bunları insanlar yapıyor.Kızıl tilkiler de insanlardan kaçıyor. Eğer avlanmadılarsa.
 Şöyle böyle yirmi beş sene  önce bir aslanı andıran bu kaya parçası rüzgarla biraz şekil değiştirip insan siluetini andırmaya başladı. Ardıç dalları arasından kareye girdiğinde nasıl anlamlı ve güzel bir görüntü çıkıyor ortaya. Ama.... Aması var işte. Keşke olmayasıca amalardan var burada da.



 Ardıç ağacı, uçurumun başında. Eski eşyaları mesela koltukları uçurumdan aşağı göndermek pek alışıldık oldu kimilerince. Çöpler filan hiç akıl edilmiyor. Fırlatılıyor bir yana koltuğuna kadar. Bu eski koltuk da ardıcın dibine biraz özenle fırlatılmış. Sanki altında oturulacak havası verilerek. Oysa bir adım dahi atılamaz o kaygan, çürük toprakta. Aşağısı metrelerce uçurum.


Güzeli daha güzel yapmak bir yana mevcut güzelliğini korumak dururken daha kötüye götürüp çirkinleştirmek, yok etmek mantık mı, akıl mı, insanlık mı?




Manzara güzel de o koltuğu oraya koyup doğayı kirletmek, manzaraya parazitte bulunmak gerçekten acı. Ne yazık ki nerede dağ, orman, ağaç, nehir, göl, deniz varsa, şimdilerde oradaki  gerçeğimiz bu.


Güzel olduğu için gittiğimiz yerleri güzel olduğuna pişman etmek. Kirletmek. Yeyip içip çöpleri etraf fırlatmak. Bazıları daha kibar davranıyor. Yediklerini bir poşete koyup ya ortalıkta bırakıyor ya da bir ağacın dalına asıyor. Yani demek istiyorlar ki, "Arkamızı toplayın". Oysa tek bir çöp bırakılmamalı. Trafikten, pikniğe, gezintiden, apartman hayatına bir almış başını giden başıboşluk vat. Duyarsızlık ve tüketme vat. Neyi tüketiyoruz peki? Elbette yaşam kaynaklarımızı.


Bu her yerde rastlanamayacak doğal hayatın  vazgeçilmezlerinden şifalı bitkiler, değeri en bilinesi şeylerden. Değer bilmek ne demek oysa kimilerince. Her bir dalına yapışmış ve titrek titrek esip savrulan poşetlerden çiçek açtırılıyor bu bitkilere. Davetsizce gittiğimiz her yerde hoyratça yok etmeyi, tüketmeyi, kirletmeyi, her yanı çöpe çevirmeyi öyle başarıyoruz ki keşke bazı konularda hiç bu kadar başarılı olamasak dilekleri düşmüyor duyarlı ve bilinçli  ruhların dudaklarında.
(Her hakkı saklıdır)

Ayşei Yasemin YÜKSEL (Acemi Demirci), 22.08.2015, 18:54
acemi.demirci@yahoo.com.tr; @AcemiDemirci
Paylaş :

20 Ağustos 2015 Perşembe

Çeşme'nin kır kırlangıçları. Her yerin kendi bitkisi, otu, çiçeği, meyvesi, kuşu, canlısı var. Belki bir toy kuşu bulunmuyor Çeşme'de ama her yerde rastlanan kırlangıçlara rastlanıyor hala.




Teldeki kuşların görüntüsü de, daldaki kuşun görüntüsü de başka başka güzel.


Uçan kuşun resmini çekmek pek kolay olmuyor. Sevindiğim anlardan biri de bu kareyi yakaladığım an. En baştaki kırlangıcın dansını uzunca seyrettim.


Tel, kırlangıç ile dokuydu.Uçmayıp kalan tek kırlangıç ünlü olurken diğerleri o şansı kaçırdı :)

Bu resimler de her zamanki gibi yalnızca benim çektiğim resimlerdir. İzin almaksızın ve kaynak gösterilmeden asla paylaşılamazlar.

(Her hakkı saklıdır)

Ayşei Yasemin YÜKSEL (Acemi Demirci)
acemi.demirci@yahoo.com.tr
@AcemiDemirci,
Paylaş :

19 Ağustos 2015 Çarşamba

"Sağır Kapılar" adlı çalışmama;


linkinden ulaşılabilir.

Okuyacak olanlara keyifli anlar dilerim

Ayşei Yasemin YÜKSEL (Acemi Demirci)
acemi.demirci@yahoo.com.tr; @AcemiDemirci
Paylaş :

18 Ağustos 2015 Salı


Kuşlara çok düşkünüm. Kimisi kedi köpek meraklısı, ben de kuşları severim. Ama kafeste değil. İlle de doğada. Kendi ortamında. İstediği gibi uçarken. Gün doğumunda öterken, cıvıldarken, yemlenirken. Yuvasına konarken. Bunları yapamayan hiçbir kuş, gerçek kuş değildir. Kafesteki canlı bir biblodur o kadar.

Haaa... Kuşları görünce  "Tetiğe değil, deklanşöre basıyoruz". Bu cümle, üyesi olduğum bir doğal hayat grubunun üyesinden.


Ardıç çamı. Sadece Çeşme bölgesinde yetişiyor.

Havayı en iyi süzen ağaç, ardıç. Temiz havanın en ilk göstergesi bu çam cinsi. Ağaç gövdesi lif lif. Farklıdır. Ardıçlar varken oralara siteler konamaz. O yüzden makilikler, tüm çalılardan, sakız ağaçlarından ve ardıçlardan arındırılıyor  olmalı her sene yeni bir alanda.



Çok üzücü bunlar. Kısıtlı bir alanda Ardıç Koruma Alanı var. Ancak bu koruma tek bir ardıç fidesinin olduğu her yerde olsa keşke!. Zira ardıç, belli, daracık  bir bölgede yetişebiliyor.



Bu da Çeşme'nin kukumavı. Zaman zaman
merakla baksa da daha çok yanına yöresine bakındı geriye hiç zorlanmadan çevirdiği başıyla. Kimileyin de tavşan uykusu gibi kısa kestirmeler yaptı. Bazı kuşlar, bu kuku gibi zahmetsiz, sorunsuz pozlar veriyor. Ama yukarıdaki kuşun resimlerini ancak birkaç saniye içinde çekebildim. Fotoğraf makinesinin sesinden bile ürküp kaçıyor. İyi de ediyor aslında.






Bu müthis ardıç çamları, diğer tüm ağaç türleri, bitkiler,çiçekler,  tüm kuşlar, dağlar, ovalar, yaylalar, nehirler, çaylar, dereler, deltalar, tarlalar, bağlar, denizler olmasa, biterse ne bu resimleri çekebiliriz ne de dünyada barınabiliriz!

(Her hakları saklıdır. İznim olmaksızın ve kaynak gösterilmeden hiçbir eyrde yayınlanamaz)

Ayşei Yasemin YÜKSEL (Acemi Demirci)
acemi.demrci@yahoo.com.tr; @AcemiDemirci
Paylaş :

17 Ağustos 2015 Pazartesi


“Çeşme'nin Suyu Kurudu” adlı çalışmama;

http://www.kadinhaberleri.com/cesmenin-suyu-kurudu-makale,541.html

linkinden ulaşılabilir.

Okuyacak olanlara keyifli anlar dilerim.

Ayşei Yasemin YÜKSEL  (Acemi Demirci)
acemi.demirci@yahoo.com.tr; @AcemiDemirci

NOT: On bir yıllık ömrü, açtığı bu çiçekle sonlanan bu bitkiye en son on küsur yıl önce makilikte rastlamıştım.

Çeşme'de artık her yan betonla kaplandığından nihayet bu yıl Ardıç Koruma Alanı'nda çiçeği solmuş ve ömrünü tamamlamış bir taneye denk geldim. Ona bile sevindim. Aslında canlı çiçek resmi eklemek isterdim; ancak çiçeklerin mevsimleri var.

(Çektiğim ve burada yayınladığım yalnızca benim fotoğrafladığım her resmin her hakkı saklıdır. İznim olmadan ve kaynak gösterilmeden hiçbir yerde yayınlanamaz ve kullanılamaz)
Paylaş :

16 Ağustos 2015 Pazar

Dut ağacının ürünü; Ağaç mantarı

Geçen yıl budadığımız dut ağacı,
bu yıl kökünden ağaç mantarı verdi.

(Her hakkı saklıdır. İzin alınmaksızın ve kaynak gösterilmeksizin hiçbir yerde yayınlanamaz)

Ayşei Yasemin YÜKSEL (Acemi Demirci)
16.08.2015

acemi.demirci@yahoo.com.tr;
@AcemiDemirci
Paylaş :

İzleyiciler

En çok Okunanlar

Arsiv

Follow by Email

Toplam da

Copyright © Acemidemirci