18 Aralık 2015 Cuma


“Bulanık Dünyalar; Gri Alanlar” adlı çalışmama;


linkinden ulaşılabilir.

Okuyacak olanlara keyifli anlar dilerim.
 
Ayşei Yasemin YÜKSEL (Acemi Demirci)
18.12.2015, 00:18
@AcemiDemirci
Paylaş :

17 Aralık 2015 Perşembe


Lisede hem kendimce yazıyor hem de çiziyordum. Yani benim yazdığımı öğrenmeden önce çizdiğimi görmüştü yakınlarım...

Çizmek, yer ve zaman olarak daha kaprisli bir uğraş. O yüzden elim değmiyor pek. Ama değse iyi olurdu çünkü klavye, bize kalemi unutturdu.

Epeyce önce, lisedeyken çizdiğim bir resim var. Paylaşmak için bugün tam zamanı. Hoşgörülere sığınarak...
 
(Her hakkı saklıdır)
 
Ayşei Yasemin YÜKSEL,
 
(Acemi Demirci),17.12.2015, 21:00
Paylaş :

16 Aralık 2015 Çarşamba

Sis Dağı'ndan çok uzaklarda sisli gün doğumları



Sis… Ankara şimdi kirli bir örtü ile örtülmüş gibi. Görünür; ama tutup çekilip açılamaz bir örtü ile. Rengi, kış renginden değil. Koyu. Bunaltıcı.

 

Arka tepelere  sabah sis inmişti. Karşılara da. Arka koskoca koruluk, ön alabildiğine kule, rezidans. Tüm yükseltiler, bulutların değil; ama pusun altında.

 

Galiba kışın güzelliklerini beyaz beyaz sunan  filmlerle seyredebileceğiz bu kış. Zira bu kış, karın değil pusun hükmü hakim. Nem o kadar yüksek ki, titretiyor.
 
 
 
Hava durumunda söylenen ısı başka, sabah yedide eksi yedi olan ısı başka. Karadeniz’i kıskandıracak sis, Ege’yi, Antalya’yı kıskandıracak nem Ankara’da. Yani deniz filan şart değil nemli hava için. Ankara bunu başarıyor.

 

Pusun altında kalan Ankara’daki nem gözkapaklarını dahi üşütüyor. O kadar iddialı, o kadar meydan okuyor deniz kenarlarına. Tuzluktaki tuza kadar…
(Her hakkı saklıdır)
Ayşei Yasemin YÜKSEL (Acemi Demirci)16.12.2015, 19:00
@AcemiDemirci
 



 
Paylaş :

15 Aralık 2015 Salı

Kırağı düşmüş arkalar



Karsız kışın bu sabahında arkalar kar beyazı değil; ama kırağı ağarmasıyla sabahı karşılamaktaydı.
 

Öyle nemli ki Ankara, hava durumunda yüzde elli beş olarak veriliyor nem oranı. Değil denizimiz, gölümüz bile yok. Gölbaşı'nda yeterli su olmadığı için balıklar ölür bile yazın. Ama Ankara'daki nem de yüzde elli beş. Nehrimiz bile yokken hem.

 
Evden çıkmadan önce üç dakika kadar bir sürede fotoğraflarını çektim. Hemen ardından da çıktım.


Yanıma fotoğraf makinemi almadım; ama internet yükünden özgür iphone ile çektiğim kırağı düşmüş yerdeki  yaprak resmi istediğim gibi gözükmedi gözüme. Puslu havada bu kadar çekilebiliyor bir telefonla. Oysa güzel bir konuydu.

 
Arka tepelerde yazın her biri bir başka renkte ve kuşların cıvıldaştığı otlar, Ağustosla kurur Ankara’da. Su görmediklerinden.
 
Kuru otlar bu sabah yeşilliklerinden uzak; kuruluğunu saklamış; ama kırağı ağarmasıyla ağarmış haldeydi.
 

Zarif bir görünüme bürünüyor kırağıya bezenmiş otlar. Sanki, Pamukkale’nin sularına bırakılıp da beyaza kesmişler gibi. Ancak kalıcı değil onların görüntüleri; geçici. Güneş yükselince elmas kırıntıları gibi ışıyıp  parlamaları bitecek. Kırağının gerçeği budur!
(Her hakkı saklıdır)

Ayşei Yasemin YÜKSEL (Acemi Demirci), 15.12.2015, 18:28

@AcemiDemirci
Paylaş :

14 Aralık 2015 Pazartesi

Buradaki resimler, yanımda fotoğraf makinem olmadığından internetsiz :) iphone ile çekilmiştir...

Kışın ortasındayız. Kara kıştayız tam şimdilerde. Aralık ayında yani kar yağan aydayız. Günlerin bembeyaz olması gerek o halde. Damlarda, yerlerde, yapraksız dallarda.

 
Gerçi şimdi kulelerin, rezidansların çatı kenarlarından, oluklarından buz saçakları sarksa da öyle başı kaldırınca gözükebilecek gibi yakın mesafede değil artık damlar; ama yine de saçakların buz parlaklığındaki ışıltılarını seyredecek mevsimdeyiz.

 
Tipinin, cama vuran kar tanelerinin, pencere kenarında karış karış biriken karların olması gerekir Aralık ayında. Her yerin beyaza kesmesi gerekir. Rüzgar vurunca kar yığınına, tozutması, savurması lazım  bulgur bulgur tanecikleri. Kar tanelerinin özlenen şekli eldivenlere düşünce eriyene dek seyretme zamanı aslında şimdi.

 
Yol kenarında buz tutmuş küçük su birikintisi halkaları
Hiçbiri de yok oysa. Şöyle bir gözüktü geçti kar geçenlerde. Adamakıllı tutmadı bile. Fırçanın ucuyla yalancıktan silik bir boya vurmuşçasına geçti. Ve bir daha gözükmedi. Bekliyoruz .

 
Bu akşam hava kokuyordu. Kirli havalar nasıl kokarsa öyle. Nefes almak zordu. Rüzgar, kar gerek temizliğe. Rüzgar da kar da Ankara’yı es geçiyor olmalı; ama pus pek sevdi buraları…

(Her hakkı saklıdır)

Ayşei Yasemin YÜKSEL (Acemi Demirci), 14.12.2015, 22:14


Paylaş :

İzleyiciler

En çok Okunanlar

Arsiv

Follow by Email

Toplam da

Copyright © Acemidemirci