9 Temmuz 2016 Cumartesi

Teldeki kuş

Dün, öğleye doğru Sakız Adası manzaralı burna gezinti dönüşü, site girişinde gördüğüm teldeki iki kırlangıçtan biri.

Telgraf telleri artık yok, kuşlar  da artık telgraf tellerine konmuyor. Ama elektrik direkleri ve telleri her yerde. Ve kuşlar da hala tellerin üzerinde. Tıpkı bu kırlangıç gibi.

O saatlerde pek oralarda gözükmezler. Akşam üzeri tüm sürü tellere dizilirler, Kıbrıs akasyaları dallarında, sakız çalılarında, zeytin dalları üzerinde bir görünüp bir uçarlar.

Bana fotoğrafını çekmem için izin verdi; ben de yeterince çektim. Güneş tam tepedeyken istediğim gibi oldu mu bilmiyorum çekimler; ama yine de memnun kaldım.

Teli tutuştaki o zerafet. Ayaklarının orta tırnağı ile kavrayış ve kenardaki iki tırnağın nazikçe havada kalışı. Çok güldürdü beni kırlangıca özgü bu zerafet. Kuş ne de olsa. Sevimlilikleri bile bir yandan güldürüyor. O kuyruğun güzelliği hele. Göğüsteki silik silik; ama yine de gösterişli desenler. Çok güzel canım bu kuşlar… Kırlangıcından ardıcına, kızıl şahininden kekliğine, ak kuyruksallayanına. Çoook güzeller.

Güzelliklere zarar verilmez, olsa olsa poz verdirtilir.
(Her hakkı saklıdır)

Ayşei Yasemin YÜKSEL (Acemi Demirci), 09.07.2016, 19:17


Paylaş :

8 Temmuz 2016 Cuma

Yalnızca deklanşörle kuş avı. Ne taş ne sapan ne saçmayla… Bunlarla asla!!!

Sokakla bahçeler arasında sınır olan taş duvarın dibindeki sıçramaya dikkat kesilince  onu görmüş oldum. Zaten farklı ötüşü hemen çalınmıştı kulağıma.

Kuşların insan görünce tedirgin olup kaçmasına çok sevinirim. İnsana alışmalarını hiç istemem. Zira herkes aynı tutum içinde değil. Kimi kuşları seyreder, kimi taş atmaktan avlamaya meyleder. O yüzden kuşların insandan olabildiğince uzak kalmaları beni sevindirir.

Bu, ardıç çamı gölgesinde kısa kısa sıçrayan kuş,  tam bir güvensizlik içinde insana karşı; ama bir de kararsız bir de kararsız... Kaçıyor bir hareketimle; ancak uzaklaşmıyor. Durup bana bakıyor merakla. Hani derler ya köpekten korkunca bir haller olurmuş insanlara da saldığınız enerjiyi köpekler etrafınızda fark eder ve saldırırmış diye. Galiba kuş sevenlerin yaydığı enerjiyi de kuşlar fark ediyor.  Bu yüzden midir bilemedim, bir sıçrıyor ardıca benzeyen bu kuş bir bana bakıyor. Gölgeye kaçınca pozları belirsiz. Zaten topu topu iki dakika sürmedi onu çekebildiğim. Dalların arasına kaçıverdi. Aferin ona, hep kaçsın.

Sonra kitap okurken arkada, baştankaralar geldi. Bir serçe resmi çektim ki gagaları arasında yenidünya çekirdeği galiba. Köşede yenidünya ağacı var, onun altında, kozalaklara yakın. Daha bir kez olsun meyvesinden tatmadık yenidünya ağacının, mevsiminde buralarda olmadığımızdan. Kuşlar yemiştir umarım meyvelerini. Eğer öyleyse ne çok sevinirim, ne çookkk…
(Her hakkı saklıdır)
Ayşei Yasemin YÜKSEL (Acemi Demirci), 08.07.2016, 19:1


Paylaş :

7 Temmuz 2016 Perşembe

Rüzgârda uyuklayan kuku

Sörfçüler için bulunmaz; ama masa örtüleri için kim bilir hangi dala takılı kalacağı şiddetteki rüzgârda onu her sene gördüğüm çatılardan birinde değil bir pencerenin panjuruna sığınmış haldeydi. Tüyleri kah darmadağın, kanadından bir telek havalanır halde kah… 


Rüzgâr öyle şiddetle esiyordu ki, dövüyordu sanki. Ve üstlerde pamuklu, kapişonlu, kolsuz yazlık yelekler görmek de çok olağandır böyle bir esintide.
 
Dövercesine esen rüzgâr,  uyku getirir. O da uyuyordu zaten. Uzun uzun da uyudu. Ne zaman yüksek sesle şarkı söylemeye çalışan birini duydu, o zaman  yarı uykulu gözlerini açtı.  O pozu işte bu kare.

Bugün, Çeşme’de rüzgarda uyuklarken bir ara duyduğu seslenişle uyku mahmuru gözlerini açan kukumav J
(Her hakkı saklıdır)

Ayşei Yasemin YÜKSEL (Acemi Demirci), 23:21
acemi.demirci@yahoo.com.tr; @AcemiDemirci

Paylaş :

Tepelerin en uzak noktasında apansız bir kare

Tesadüfen yakaladım o görüntüyü. Orada öyle bir görüntünün beni beklediğinden habersizdim. Nereden haberim olabilirdi ki zaten; kızıl şahin bir yana da ötüşüyle yeri bilindiğinden, hele ki tilki hiç haber vermez. Üstelik apaçık ki kızıl şahin de bilmiyordu bir tilki ile burun buruna geleceğini.  Ona da sürpriz oldu tilkinin apansız belirivermesi.

Gözlerim öylesine alışık bir farklı renge, bir karaltının olmaması gereken bir yerde olmasını seçmeye. Algıda seçicilik herkeste farklı. Bendeki böyle. Tepelerin en uzak noktasından apansız bir kare, hem de  iki özneli. Hem de kolay rastlanmayacak bir karşılaşma konulu.

Fotoğraf makinemi kaptığım gibi kızıl şahini fark ettiğim noktaya odakladım. Kızı şahin birden kamburlaştı. Hiç öyle durduğuna rastlamamıştım. Bu arada objektife tilki girdi. Şaşırdım ve çığlık atacaktım sevinçten. Görüntü, hareket edersem kaçardı ve yeniden toparlamak zaman alacağından pozdakiler belki yeniden karede olamazdı. Zaten yakınlaştırma en sonda. Yeniden aynı noktayı bulmak için normale çevirmek, yeniden yakınlaştırmak… Neyse, toparladım ve deklanşöre baktım.

Öyle hızlıydı ki kızıl şahin ve tilki bakışması. Meydan okuması. İkinci karede kızıl şahin uçuyordu. Üçüncüde tilki havalanmış kızıl şahinin arkasından bakıyordu.

Böyle ender rastlanan bir görüntüye Ankara’da rastladım. Ve Ankara’dan uzakta, rüzgarın uğultusu eşliğinde, serince  yayınlamaktayım.
(Her hakkı saklıdır)

Ayşei Yasemin YÜKSEL (Acemi Demirci), 07.07.2016, 15:22
Acemi.demirci@yahoo.com.tr; @AcemiDemirci

Paylaş :

6 Temmuz 2016 Çarşamba

Çeşmeler de kurur !!!



Galiba yakın gelecekte tası tarağı toplayıp neredeyse her şeyiyle bitmiş, domates ekecek bir karış toprağı neredeyse kalmamış, dağ taş beton olmuş, her sene birkaç sokak eklenerek alt yapısına orantısız büyüyen batıdan hala vahşi tabiata, geniş ve boş topraklara, gürül gürül akarsulara, göllere sahip doğuya göç edeceğiz.

Bura Türkiye nüfusunun 1/10'unu ağırlarken, 750.000 giriş yapılmışken sokaklar yetmezken, ortalık kötü kokarken, pislikten geçilmezken,kükürt kokan tuzlu su yetmezken, o meşhur kavununu ekecek bir dönüm alan villa filan değil malikanelerden fırsat bulup da ekilemezken hatta birkaç seneye o kadarcık da yer kalmayacakken, kasiyer kız bir dakikalığına kasadan ayrılıp elini yüzünü yıkayamazken o metrelerce uzun kuyrukta küçücük markette, artık esmezken burası ve havasız kalmışken,diş fırçalamayı bile şişe suyuyla yapıyorken....
(Her hakkı saklıdır))
Ayşei Yasemin YÜKSEL (Acemi Demirci), 06.07.2016,20:15
acemi.demirci@yahoo.com.tr; @AcemiDemirci

Paylaş :

5 Temmuz 2016 Salı

Acer Esvaplı Sabahlar -bir bayram öyküsü-

"Acer Esvaplı Sabahlar -bir bayram öyküsü-" adlı çalışmama;
http://www.kadinhaberleri.com/bir-bayram-oykusu-makale,418.…
linkinden ulaşılabilir.
...
Okuyacak olanlara keyifli anlar dilerken birkaç gün önce Ankara'da çektiğim fotoğrafı özellikle ekledim. Uğur böcekli günler de dilerim.
(Her hakkı saklıdır)

Ayşei Yasemin YÜKSEL (Acemi Demirci), 05.07.2016
acemi.demirci@yahoo.com.tr; @AcemiDemirci
Paylaş :


Rüzgarın, kiri, pisi sürüp temizlediği soluktaki havalarda, mutluluğun, esenliğin estiği bayramlar ve sonrasında da böyle günler dilerim, tüm akraba, arkadaş, eş dost ve yakınlara....
(Her hakkı saklıdır)

Ayşei Yasemin YÜKSEL (Acemi Demirci), 05.07.2016, 11:01
acemi.demirci@yahoo.com.tr; AcemiDemirci


Paylaş :

4 Temmuz 2016 Pazartesi

O güzel çocuğa, Buzlu Kalem’in oğluna


Elde her  an fotoğraf makinesi varsa ve ne "daha dün çekmiştim onu" deyip bugünkü  görselindeki farkı  fotoğraflamamak üşengeçliğine düşmüyor  ve sonuç da sevinç vericiyse o zaman dosyalar dolusu fotoğraf kareleriniz var demektir.

Öyle çok fotoğraf dosyam var ki… Bu saatte tek birine bakınıyorum. Çünkü şimdi bakmazsam mecburi bir gecikme kaçınılmaz J))

Aradığım, uğur böcekleri. Kaç senedir tek bir tane bile görmüyordum. Geçenlerde nerede konakladıklarını fark ettim. Meğer oya gibi çiçekleri görünce pencerelere, evlere hiç rağbet etmemişler. Doluşmuşlar yabani havuç çiçeğinin tepesine, sapına, yapraklarına. Bir de yakışmışlar ki. Sanki uğur böceğinden yaka iğnesi takmış gibi olmuş yabani havuç çiçekleri. Öyle ki kimisi bir taneyle yetinmeyip takmış takıştırmış sanki. Üçer, dörder. Eh, olacak o kadar! Böcek, uğur böceğiyse düzineyle de taksa anlarım.Onlara yine yokuşta rastladım, yolum üstünde.

Oturdum aradım klasörleri; sonra da kareleri. Ve buldum. Bir çocuğun sevinci, gülmesi hepimiz için en güzel mutluluklardan değil mi? O mutluluğu yaşamak için.

Buzlu Kalem’in oğlu, uğur böceklerini çok seviyormuş. Ben de onu çok sevdim. Doğanın bir parçasına sevgisi nedeniyle.

Bu yabani havuç çiçeği üzerindeki uğur böcekleri, Buzlu Kalem’in oğlu için. Dördü birden J
İyi seyirler sana J
(Her hakkı saklıdır)
Ayşei Yasemin YÜKSEL (Acemi Demirci), 04.07.2016, 02:07

Paylaş :

3 Temmuz 2016 Pazar

Mutluluk mayaları

Mutluluğu yazdım ya, mutlu olunacak şeyleri önce göz görmeli diye de yazayım. Kulak da duyuyor bir yandan.

Sabah, belli belirsiz ötüşünü duydum ibibiğin yani hüthütün. Kendini göstermiyor, biliyorum. Görmeyi istiyorum yine de kaç yıldır o süslü kuşu. En son, Nisan sonu Mayıs başında sınır ötesi bir yerde görmüştüm.

Sonra tavşanlar. İki taneler hem de üstelik. Resimlerini çektim. Kısacık görünürde kalıyorlar. İyi kötü demeden çekiyorum pozlarını. Burada yayınladıklarım benim en beğendiklerim. Tam türküdeki gibi gubarak diye ötenleri, çitin üstündeki gözcü keklik.



Ama bir görüntü vardı ki... Objektife takıldı gerçek anlamda. Gözle görülemeyecek uzaklıkta. Karşı tepelerde.

Zaten kızıl şahini fark etmiş ve resimlerini çekiyordum. Çok uzakta, düzlenmiş toprağın züerinde. Zum da o yüzden en sonda. Bu, görüntünün biraz dağılması demek.

Birden kızıl şahin iki büklüm oldu. Kamburunu çıkarıp gagasını öne uzattı. Gagasından az ötede de tilkinin burnu. Karşı karşıyalar.

Tilki döndü; ama birkaç adım öteye gitmekten başka uzaklaşmadı. Kızıl şahin birkaç dakikaya kalmadan havalandı. Tilkinin onun ardından bakarkenki resmini de çektim.

Yani bugün netlik olarak mükemmel bir kare olmasa da yakalanması ender bir kare çektim. Böyle fotoğraflanası anlar yakalamak bile, mutluluğun mayası. Gel de mutlu olma J
(Her hakkı saklıdır)

Ayşei Yasemin YÜKSEL (Acemi Demirci),02.07.3016,  23:48
Acemi.demirci@yahoo.com.tr; @AcemiDemirci

Paylaş :

İzleyiciler

En çok Okunanlar

Arsiv

Follow by Email

Toplam da

Copyright © Acemidemirci