8 Ağustos 2017 Salı

KUMRU YUVASI

Ah, daha tazecik bir fideyken, iki karış bile değilken Adem getirmişti onu yan siteden. “Abla” demişti. “Bu çok değerli bir çam. Benden size hatıra kalsın.” Hemen de beli kapıp toprağa saplamış, koca bir kesek çıkarıp bir iki dakika içinde ufacık fideye yuva açmıştı. Otuz yıl önce. 


Öyküsü içini burduğundan belki de, Adem’i kırmamıştı Itır. Dedesini baba, anneannesini anne bilerek büyümüş Adem, gerçeği on üç yaşında öğrenmiş. İçerlemiş, kabullenememiş. Duramamış köyünde; inşaatlarda çalışmak üzere alıp başını uzaklara gitmiş.Memleketlisi müteahhitlerin yanında çalışmak için gelmişmiş buralara. Orman içindeki denize tepeden bakan bu sitede her işe koşturmuş. Elektrikten su tesisatına, badanadan çatı tamiratına her şey elinden gelir olmuş. Nerede şen kahkahalı kahve keyifleri,  aile sofrası olsa o evlerin önünde dolanır gıptayla bakardı. Çağrılmayı beklerdi sofraya, masaya. O sıralar on beşindeydi Adem. 


Adem’in diktiği fıtık çamı şimdi üç katlı evin boyunu aşmış, çatı olukları dökülen ibrelerle dolup rüzgarda savrulan dallar kiremitleri kırar olmuştu. Kalın dallarıyla ön bahçenin neredeyse tamamına gölge yapar olmuş fıstık çamına her baktığında Itır, yuvasız Adem de bu fıstık çamı gibi bir yerlerde büyümüş,kök salmış olsun dilerdi.


Dökülen ibrelerin çatı oluklarını tıkaması ve buraların dinmez şiddetli rüzgârıyla çatıyı döverken kiremitleri kıran dalları budatmak için Itır, bahçıvan Arif’i çağırdı. Arif,  başında geniş kenarlı eski hasır şapkası, elinde benzinle çalışan ağaç testeresi ile çıkageldi. Mobiletini bahçe duvarına yasladı. Sonra da bu işlerde kullandığı hayli yüksek merdiveni fıstık çamının pek boylanmış gövdesine dayadı. Çelimsiz haline bakmadan  kediler gibi çarçabuk yukarıya tırmandı. En üst basamağa gelince kafasını kaldırıp içi çam fıstığı dolu  iri kozalaklarla kaplı dallara baktı. Bir ağaç gövdesi kalınlığındaki alttaki dalı gösterip “budanacak dal buydu de mi Itır Abla?” diye sordu. Itır tam cevap vermek üzereyken iki kumru pıırrr diye fıstık çamından uçuverdi.


Itır, gözleriyle kumruları takip etti. Yan evin çatısındaki güneş enerjisi sisteminin su deposuna kondular. Tam fıstık çamının karşısına. Sanki tribünden sahayı izlercesine  neler yapıldığını seyre koyuldular.Telaşla, korkuyla.


“Dur biraz Arif” dedi Itır. “Dallara iyice bakalım. Bu kumruların burada ne işi vardı anlayalım önce.” Arif,  iri kozalaklar ve ibrelerin dallara takılıp kalmasıyla iyice perdelenen çamın içlerini göremiyordu. Itır’ın gözü hala çatıdaki kumrulardaydı. Televizyonda haberlerde izlediği evleri yanan insanların çaresizce ve gözü yaşlı halde o anı seyretmeleri gibi seyre koyulmuşlardı kumrular fıstık çamında olan bitenleri. 


Itır, çamın dibine gelip başını yukarı kaldırdı. Gözleriyle tüm dalları taramaya koyuldu. Kozalaklar o kadar iriydi ki. Ama yine de bir noktadaki büyücek karaltıyı gizleyemiyorlardı.


En alttaki kalın dalın daha üstündeki bir dalın ucuna doğru kuru ibreler yığışmıştı. Dalından düşüp de tesadüfen orada yığılmış ibrelerden oluşamayacak kadar geniş ve düzenli karaltı bir kumru yuvası olmalıydı. Kedilerin dallara çıkıp yavruları da, anne kuşları da yemelerinden korunmak için kumrular artık yuvalarını hayli uçlara taşımışlardı. Kedi ağırlığını taşımayacak kadar ince uçlara. Yuvasız Adem’in diktiği fıstık çamında demin uçan, şimdi karşıdan çamı gözetleyen kumruların yuvası varmış demek ki.


“Fıstık çamında kumru yuvası var Arif. Budamayalım. Yuva bozguncusu olacak değiliz” diye seslendi Itır.


Arif sek sek oynarcasına rahat indi merdivenden. Benzinle çalışan ağaç testeresinin kablosunu çekti, ortaya homurtumsu bir ses çıktı. Meşe ağacının alt dallarını budamak için arka bahçeye seğirtti. 
(Her hakkı saklıdır)

 Ayşei Yasemin YÜKSEL (Acemi Demirci), 13.07.2017, 23:03
Acemi.demirci@yahoo.com.tr;@AcemiDemirci


Paylaş :

5 yorum:

  1. güzelmiş sevdim, ağaca bakınca Adem hatıralnıyor ya hani, ben de bazen öyle şeyler yapmak istiyorum ama ne olduğunu bilmiyorum yani yapacağım şeyin, bakınca beni hatırlatacak bir şeyler olsun

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ne yapacaksın merak ettim. Meltem esişi diyeceğim; ama her zaman esmez ki tabiat :)

      Sil
    2. üzerinde düşünüyorum :)

      Sil
  2. Yanıtlar
    1. Ev.. O telaşlarını görünce biraz üzüldüm; ama yuvalarına hiç zarar gelmedi :)

      Sil

İzleyiciler

En çok Okunanlar

Arsiv

Follow by Email

Toplam da

Copyright © Acemidemirci