11 Mart 2017 Cumartesi

Anlamı büyümek, öğrencilik ve mahalle olan cadde ve park


Bugün bulunduğum yerlerden biri de Kuğulu Park oldu.


Biz lisedeyken Kuğulu’nun en güzel zamanlarıydı. Çok genişti. 


Sonra yol geçti içinden. Göbek yapıldı. 



Şimdi de yanından alt geçit geçiyor.



Bu arada Kuğulu Park birinci dereceden tabiat sit alanıdır.


Ankara’nın sınırlı da olsa suyu vardır. 


Çağlayan olur, gölcükler oluşturur, üstünde köprüleri bile vardır.



 Hatta kuğuları, ördekleri. 


Bir sığırcık kuşlarını göremedim. Hep olurlardı oysa.


Kuğular her zamanki salınışlarıyla suda yüzüyordu.


Bir ara siyah kuğu ile beyaz kuğunun yarışı güzel bir seyirdi.

 
Kuğulu Park'ın taştan kuğuları.


Bu cici kızdan resmini çekmek için izin istedim. Poz verdi. 



Poz değil doğal olsun istedim. Onu da kırmadı. Bu arada lafladık.


Üstelik o da yazıyormuş. Öykü mesela.



Onca kişi arasından elbette öykü yazan cici kızı bulacaktım Kuğulu’daki bir bankta oturan kişi karesi için. Edebiyat geninin yardımı :)))



Kuğulu çıkışı Tunalı. Caddemiz. Orada büyüdük. O zaman mahalleydi hala.



Şimdi apartman tabela dolu.



 Yol boyu da müzikli. Her türlüsünden.



Gitar çalan gencinden.


Sazı elinde gencinden.


Kaval çalan gün görmüşüne.



Tunalı Hilmi Caddesi'nde dolanmak, şimdiki zamanda olsa da yanınızda mutlaka orada geçmiş çocukluğunuz, öğrenciliğiniz oluyor. 



Ve hep o gözle görüyorsunuz caddenizi. Mutlaka tanıdık çıkıyor karşınıza. 



Hala orada olan arkadaşlarınızla karşılaşıyorsunuz. 



Liselilerinizle, mahalle arkadaşlarınızla. 


Bugün iki kez geldi başıma.

(Her hakkı saklıdır)

Ayşei Yasemin YÜKSEL (Acemi Demirci), 11.03.2017, 22:00

 @AcemiDemirci











Paylaş :

10 Mart 2017 Cuma

Brugge

“Gidenlerin ardından… Ördek yavruları gibi” adlı çalışmama;


linkinden ulaşılabilir.


Okuyacak olanlara keyifli anlar dilerim.

 (Her hakkı saklıdır)

Acemi.demirci@yahoo.com.tr; 
@AcemiDemirci
Paylaş :

9 Mart 2017 Perşembe

Türkülerde Geçen Sokakta Rock Ballads Dinlerken

Altmış dakika… Sabahtan akşama akan gün içinde, tam günün ortasında bir saatlik bir durak yani. Bir duraklama. Soluklanma.

Kışın öğle tatilleri elbette şu günlerdeki gibi dışarıda geçemeyebilir. Soğuk, ayaz, don, buz varken her yanda. İçerilerde geçebilir o süre.

İşte şu sıralar o altmış dakikanın yarısı ya da yirmi dakikası dolanma ile geçiyor. Bu güzel havalarda. Eğer dolanacak yerler uzatılırsa süre uzayabilir.

En sevdiğim yerler hep şehrin gerçek karakteristiğini taşıyan arka sokaklar. Caddelerin yani kentin vitrininin gerisi yani. Asıl hayat oralardadır. Açık mutfak balkon kapılarından yaprak sarması, patlıcan kızartması kokusu duyulan sokaklar yani. Şehrin karakteri oradadır ya da mahallenin. Caddeler, bir yerin vitrindir dedim ya. Dükkanları, bankaları, iş yerleri, AVMleri, ofisleri  kaldırımın iki yanında dizilmiş giderken caddenin  ortasından da egzoz kokulu trafik bağırtı çağırtı, keşmekeş içinde akar.

Caddeler, mecburen orada olması gereken mesela arabalara kalsın. Tenha, trafikten uzak arka sokaklar, öğle tatilinin anlam bulacağı tek yerlerdir. Varsa yakınlarda parklar da tabii. Ancak bunu beklemek biraz olası değil her zaman.

Birkaç sokak var öğle tatilinin harcanabileceği, yakınlarda. Okul dolu, öğrenci dolu; ama arabadan yana tenha. Yerleşke civarında. Dolayısıyla ağaç da bol, trafik de vahşisinden değil. Tam istediğim gibi. Gürültüsü, uğultusu bunaltan bir düzine şeritli caddeden ilk sağa saptıktan sonrası yavaşça uzaklaşmak kıyıcı metropol ortamından yani.

Bu arada kulaklarda müzik. Elbette. Önce David Bowie.  İlk birkaç parçadan sonra adaşım bir başkası Jasmine  Thompson sanırım adı. Sonra o da değişiyor. Rock Ballads başlıyor. İlk Scorpions.

Müzik dinlerken bir yandan da yan yana dizilmiş, tek katlı geniş bahçeler içindeki evlerde gözüm. Yakında yıkılacakları söyleniyor. Kıyıcı metropol ortamından üç beş dakika sonrasında tavuk ötüşü bile var. Neye bakarsanız onu görüp buluyorsunuz ya. Ben de buldum. Evet bir tavuk ötüyor. Gıdak gıdak. Belli ki yumurtlamış.
  

Hava serin; ama güzel. Dolanmalık. Müzik de dinleyebiliyorum. Öğle tatili dolanmasındayım üstelik. Ve Ankara’nın en merkezi yerlerinden birinde dinlediğim müziğe tavuk sesi eşlik ederken gülümsememek mümkün mü?
(Her hakkı saklıdır)
Ayşei Yasemin YÜKSEL (Acemi Demirci), 09.03.2017, 22:21 

Paylaş :

8 Mart 2017 Çarşamba

Kadınla Anılan Gün: 8 Mart

Derler ki “Kadınlar insanmış; erkekler insanoğlu”…
Kadın denince şiddetin, cehaletin, çocuk gelinlerin ve başka olumsuz hiçbir kavramın akla gelmediği gün, işte o zaman kutlanmaya değer Kadınlar Günüdür…
Ayşei Yasemin YÜKSEL (Acemi Demirci)

(Her hakkı saklıdır)
Ayşei Yasemin YÜKSEL (Acemi Demirci),08.03.2017, 19:00
Paylaş :

7 Mart 2017 Salı

Turfanda Sığırcık


Fotoğraf mevsimi geldi malum.


Bahar tam fotoğraf karesi oluşturacak konuların mevsimi. 


Göçmen kuşların gelişi, yuva yapan kuşların hareketlenmesi.



 Dalların patlaması, ağacından kırına çiçek açması. hep bu mevsimde.


Her ne kadar turfanda olsalar da. Islık çala çala pencere kenarında konakladı bir tanesi. 



Ben de çektim. Sesi duydukça bakındı; ama storlardan fark edemedi.


Yağmur izleri taşıyan pencereye rağmen yine de belirgin.


(Her hakkı saklıdır)


Ayşei Yasemin YÜKSEL (Acemi Demirci), 07.03.2017, 20:19

acemi.demirci@yahoo.com.tr; 

 @AcemiDemirci



Paylaş :

6 Mart 2017 Pazartesi

İzninizle ikinci bir duyurum varJ


“Kahve Dumanı” adlı çalışmama;


http://www.kadinhaberleri.com/kahve-dumani-makale,711.html


linkinden ulaşılabilir.


Okuyacak olanlara keyifli anlar dilerim.
(Her hakkı saklıdır)

acemi.demirci@yahoo.com.tr;
@AcemiDemirci
Paylaş :


 
“Doğum Günlerinde Üflenen Mumlarla Sönmeyen Çocukluk” adlı çalışmama;


linkinden ulaşılabilir.

Okuyacak olanlara keyifli anlar dilerim.
(Her hakkı saklıdır)

acemi.demirci@yahoo.com.tr; @AcemiDemirci
Paylaş :

5 Mart 2017 Pazar

Bahar gelmiş. Dallar öyle söylüyor…


Hem son cemre düşer hem de günlerden Pazar olursa o zaman dallara bahar gelip gelmediğini görmek, gelmişse onları kare haline getirmek ağır kıştan sonra en beklenen şeydir.



Güneşli gün, cesaretlendiricidir.



Bahar gelmiş. Dallar öyle söylüyor.



Patlamış iğde dalları. Çiçekleri burcu burcu kokacak. Bugünleri tam bir yıl boyunca, ağır, sert, uzun bir kış boyunca bekliyoruz Ankara'da.



Gül dallarının uçları, taflanlar… Hepsi tomurcuğa durmuş patlayarak.




Baharın geldiğini biz cemrelerle sayarken salyangozlar çoktan ortalığı kaplamış.




Doğanın takvimini onlar haliyle en iyi bilenler. 



Kızıl şahinler direkte güneşlenmeye başlamış çoktan.



Biri bir yanı öteki diğer yani kolaçan ederek. 




Üçüncü cemre günün sürprizi. Saat 15:00'de biraz geçe ay gökte.




Ay güpegündüz böyle gözüküyor. 
Geceye daha çok yakışsa da gündüzün de güzel gözüküyor. 



Gündüzün, geceye çelmesi mi bu? Güneşle ayın gün ışığında arkadaşlıkları mı?



Güzel olmayabilecek tek şey sabah sekizdeki hafif kahvaltıdan sonra saat beşe kadar aç kalınca zaten hep düşük olan tansiyonun biraz daha düşmesi olabilir :)



Akşam üstü kerkenezler de başka bir direğe konuk olunca bugün görsellikte daha da zenginleşti.



Solgun gün ışığında ben fotoğraflarını çekip bitirmiştim ki uçtular. Fotoğraf sanatından anlarlar. Sekiz yıldır da modellik yapmaktan hiç şikayet etmediler J

(Her hakkı saklıdır)

Ayşei Yasemin YÜKSEL (Acemi Demirci), 05.03.2017, 18:38

 @AcemiDemirci

Paylaş :

Aya dokunan mazılar


Dün çektim. Ankara. Çayyolu.
Aya dokunan mazılar.
Fotoğraf gruplarımdan sonra blogumda.
(Her hakkı saklıdır)

Ayşei Yasemin YÜKSEL (Acemi Demirci), 05.03.2017, 9:40

Acemi.demirci@yahoo.com.tr; 
@AcemiDemirci
Paylaş :

İzleyiciler

En çok Okunanlar

Arsiv

Follow by Email

Toplam da

Copyright © Acemidemirci